Gösterim: 1.957
Eklenme: 12 Ekim 2011
Saat: 17:42
0.00 avg. rating (0% score) - 0 votes
Peugeot 3008 Hybrid4

Peugeot 3008, HYbrid4 teknolojisini kullanarak dünyada pazara sunulan ilk “Full Hybrid” dizel otomobil oldu. Bu otomobil, mühendislerin bütün uzmanlıklarını seferber ederek Peugeot Markası’nın çevre konusundaki hassasiyetine cevap veren ve aynı zamanda heyecanla dolu bir sürüşü de garanti eden bir sonuca ulaşmayı başarmış olan bir projenin ürünüdür. Aynı zamanda, dizel ile elektriğin yararlı bir birlikteliği de söz konusudur.

Peugeot için, bu teknolojinin yararlılığı, çevre bakımından etkililiğin çok ötesine geçiyor: bu teknoloji, sürücüye yeni özellikler, yeni duygular kazandırıyor, azami bir sürüş rahatlığı ve yepyeni bir sürüş keyfi sunuyor.

Bu yeni duygular, sadece elektrik moduyla gitme imkanı sayesinde sessiz işleyiş, 4 tekerden çekişin sağladığı güvenlik sayesinde  huzurlu seyir, birinci sınıf bir karayolu davranışı sayesinde  Yüksek düzey performanslar ve ZEV, 4 teker çekiş, Sport ve Auto şeklindeki dört sürüş modu arasından seçim yapma imkanı sayesinde benzersiz bir kullanım özgürlüğü ve basitliği olmak üzere çeşitli boyutlarda kendini gösteriyor.

Performanslar bakımından, 3008 HYbrid4, hızlanma safhalarında içten yanmalı ve elektrikli motorların müşterek gücünden yararlanabiliyor, “boost” işlevi ile böylece anında ilave güç kazanabiliyor. Bu durumda, iki motorun birleşik gücü, 2.0 I HDi FAP’ın 120 kW (163 bg) gücü ile elektrik motorunun gücünün (27 Kw, yani 37 bg) toplanmasıyla 147 kW’yi (200 bg) bulabiliyor. Tork, ön tarafta, dizel bloğu tarafından 300 Nm düzeyinde sağlanıyor. Arkada ise, elektrik motoru azami 200 Nm tork üretiyor. Toplam azami tork değeri, düşük hızda 450 Nm’dir.

Bu özellikleriyle, 3008 HYbrid4, CO2/azami güç oranı konusunda bir rekor kırıyor.

Neticede, 200 bg gücünde, 4 teker çekişli, 4,36 metrelik bir araç olduğu halde tüketimi karma çevrimde sadece 3,8 l/100 km ve 99 g/km CO2 düzeyinde kalan bir crossover gibi şaşırtıcı bir sonuç elde ediliyor.

En yüksek donanımlı versiyonlarda, salımlar, karma parkurda kilometrede 104 veya 108 g CO2 düzeyindedir.

Karayolu davranışı bakımından ise, bu mekanik bütün, sofistike yer bağlantılarından çok yararlanıyor. Bilhassa, arka modülde, mükemmel bir karayolu etkililiğinin timsali olan çok kollu bir çekiş mevcut.

 

Kullanımda basitlik

Orta konsol üzerinde bulunan bir kumanda, sürücüye dört farklı mod arasından seçim yapma imkanı sunuyor:

– “Auto” (Otomatik) modu: Elektronik düzenek sistemin bütününü otomatik olarak yönetir; içten yanmalı ve elektrik motorlardan optimum şekilde faydalanır. Bu mod, sürücü için en basit şekilde hibrit dizelin, ‘dizel’ ön çekiş, 4 tekerden çekiş veya elektrik modu gibi bütün dinamik karakteristiklerini kullanıyor. En düşük tüketim ve CO2 yayımı düzeyleri de bu mod vasıtasıyla elde ediliyor. Vites geçişi kanunları, HDi motorunun devir eşikleri ve elektrik motorunun kullanım fazları optimumlaştırılarak 3008 HYbrid4’ün genel yakıt tüketimi azaltılıyor.

Böylece, şehir içi seyahatlerde zamanın 2/3’ünü dizel motor devre dışı olarak geçirmek mümkün oluyor. Bu, e-HDi teknolojisi kullanılan bir versiyona göre performansın iki katına çıkması anlamına geliyor (son nesil Stop & Start).

– “ZEV” (Sıfır Salımlı Araç) modu: Büyük oranda elektrikli modda kullanıma imkan verir. Bu durumda, içten yanmalı motorun devreye alınışı, daha güçlü hızlanma fazlarına kaydırılır. Bu, yüksek gerilimli akülerin %50 oranında dolu olmasını gerektirir. Böylece, araç tam bir “vatandaşlık sorumluluğuna sahip araç” haline gelir çünkü en ufak bir kirletici salıma veya ses kirliliğine yol açmaz. Özellikle de, sürücüye, şehirde sessiz sedasız bir sürüş için veya sessiz araç kullanımının konfor ve keyfinden sonuna kadar yararlanmak için bu modu tercih etme imkanı verir.

Saatte 70 km/s hıza kadar ve 4 km’ye kadar salt elektrik çekişle gitmek mümkündür. Bu sınırlar, yolun coğrafyasına ve sürüş şekline (gaza daha hızlı veya daha yavaş basılması) göre değişir. Sürücülerin çoğu, şehir içinde veya köy geçişlerinde mümkün olduğu kadar uzun süre ZEV modunda kalma oyununa kendilerini kaptırırlar ve böylece ekolojik araç sürüşün karakteristik davranış biçimini benimsemiş olurlar.

Son olarak, akü düzeyi salt elektrik çekişle kullanım için yetersiz hale geldiğinde, içten yanmalı motor tekrar devreye girer ve işleyiş modu otomatik olarak Auto’ya geçer.

– Dört teker çekiş (4WD): Çekişi iyileştirmeye yöneliktir. Her iki motora da, birlikte maksimumda çalışma talimatı verir. Böylece, arka tekerlekler elektrikli motorla, ön tekerler içten yanmalı motorla tahrik olur. Torkun dağılımı, çok düşük hızda %40’a varan oranda arka çekişe gidebilir ve yola tutunma ve seyir koşullarına bağlı olarak değişir. Dolayısıyla, bütün modern SUV’larda olduğu gibi, 4 tekerin çekişleri sürekli aynı değildir. Elektronik bilgisayarlar, arka tekerlerin çekiş katkısını en doğru şekilde yönetme işini üstlenirler ve böylece enerji tüketimi sınırlanmış olur. Arka tekerler elektrikle tahrik olduğundan, 4 teker çekiş modu çevre bakımından da çekicidir. Sürüş özellikleri bakımından ise, 3008 HYbrid4, SUV’a eşdeğer arazi çekiş kabiliyetleri sunar. Sürücünün artık çamurlu bir patikayı aşmak veya kayak merkezine çıkan karlı bir yolu tırmanmak konusunda bir kaygısı kalmaz. 8 kW’lık sürekli güç sayesinde, aküler boşken bile dört teker çekiş işlevi her zaman mevcuttur. Bu sürekli gücü, ihtiyaç halinde, dalgalı akım marşı sağlar. Bu ilave enerji, ayrıcalıklı durumlarda, yani ilk harekette veya düşük hız durumlarında, çekişi muhafaza etmeye yeter.

– “Sport” modu: Dinamizme ayrıcalık tanıyarak, Auto seçeneğine göre daha hızlı vites geçişleri ve daha yüksek motor devirlerine izin verir. O zaman, 3008 HYbrid4’ün bütün dinamik potansiyeli seferber olarak azami performanslara erişilmesini sağlar. Bu modda, “kontrol altında güç” kavramı tam anlamına kavuşur: içten yanmalı ve elektrik motorların birbirine eklenmesi ‘Boost’ etkisi ile ilave bir ataklık sağlar ve 4 teker çekiş bu ilave gücü dağıtır ve yere optimum şekilde aktarır. Böylece stabilite ve dinamik sürüş sevenlerinin çok hoşuna giden heyecanlar elde edilir. 3008 HYbrid4’ün dinamik özellikleri de bu modda fark edilir. Özellikle çok kollu arka çekiş, yol pürüzlerinin mükemmel bir şekilde filtrelenmesini sağlar.

 

Geniş bir hedef kitle: teknoloji sever özel şahıslardan şirket filolarına

HYbrid4 teknolojisinden yararlanan bir 3008’te amaç, sadece çevreye saygı ve teknolojik yenilikler değil, aynı zamanda otomobil zevki beklentisinde de olan müşterilerin memnun edilmesi ve kazanılmasıdır.

Nitekim, yakıt tüketimini kayda değer derecede düşürerek sorumlu vatandaş olmanın yanı sıra, teknolojinin sağladığı özellikler de, yola tutunma koşulları her ne olursa olsun karayolu davranışı, ataklık, çekiş ve huzurlu kullanım gibi konularda en titiz olan ve bir yandan da şehir içinde iken elektrikli işleyişin sessizliğinin tadına varmak isteyen müşteri kitlesini baştan çıkaracaktır.

Şirketler de 3008 HYbrid4’ü çekici bulacaklardır, çünkü bu araç, özellikle düşük CO2 salımları ve bundan dolayı da bazı ülkelerin vergi normuna göre genel olarak vergilerin düşük olması sayesinde çekici bir kullanım maliyeti (TCO) sunuyor. Ayrıca, çevreye saygılı olma bakımından firma imajına da katkısı olur.

 

En iyi iş bilgisinden yararlanmak

HYbrid4 teknolojisi, Peugeot mühendislerinin uzman olduğu en iyi tekniklerin müşterek kullanılmasına dayanıyor. Bu teknikler; içten yanmalı dizel motor, elektrik motoru, yeni nesil STOP & START ve otomatikleştirilmiş manuel sıralı vites kutusudur.

 

Özel bir güç ünitesi

“Hibrit” güç unitesi, temelinde, dizel ve elektrik motorları bir araya getiriyor.

Başlangıçta, Peugeot, mantıklı olduğu üzere, PSA Grubu’nun HDi FAP teknolojileri kullanılan dizel motorlar konusundaki bilinen iş bilgisine dayandı. HDi FAP dizel motorları, olağanüstü randımanlara sahip olmaları, termodinamik olarak benzinli motora göre daha yüksek performanslı olmaları ve eşdeğer silindir hacminde yakıt tüketimlerinin %30 civarında daha düşük olması sebebiyle, içten yanmalı kısım için net bir şekilde en uygun seçenek oldular.

Gelecekte, dizele fazla eğilimli olmayan pazarlar için, HYbrid4 tipi bir hibrit uygulamada, benzinli içten yanmalı motor da esas alınabilecek.

Peugeot, elektrikli motorlar alanında tarihsel bir iş bilgisine sahip. Bugün, 1995 ve 2003 yılları arasında ticarileşmiş olan 106 Electric, hala dünyanın en çok satılan sıfır salımlı aracıdır. Toplamda, PSA Grubu, 10.000’e yakın araç üretmiş olup, bu konuda sektörde gerçek bir öncü konumunda bulunuyor. Yine öncü bir ürün olan Peugeot iOn, ilk ‘son nesil’ %100 elektrikli araç olarak, 2010 yılı sonunda pazara sunuldu.

Mevcut aksamlardan ve iş bilgisinden en iyi şekilde faydalanmak üzere, bu mantık çerçevesinde, aracın otomatizm yönetimi ve yakıt tüketimlerinin optimumlaştırmasında altı vitesli otomatikleştirilmiş manuel vites kutusu (MCP) kullanıldı. Aynı bakış açısıyla, ikinci nesil bir STOP & START sistemi de kullanıldı.

 

PARALEL MİMARİ TERCİHİ

Mimari seçiminde de, optimum etkililik ve optimum tutarlılık arayışı yol gösterici oldu. Nitekim, HYbrid4 teknolojisinde, alternatif veya eşzamanlı şekilde çalışabilen iki motor kullanılıyor. Bu, farklı aksamların en doğru şekilde boyutlandırılmasına (elektrik motoru için 27 kW) ve bu sayede arzu edilen özelliklerin tümünün sağlanmasına imkan vermiştir. Söz konusu özellikler şunlardır:

– İçten yanmalı motor, karayolu ve otoyol seyahatlerinde veya şehir dışı seyahatlerde optimum şekilde işler. Bütün araçların hareket kabiliyetini sağlama konusunda en etkili ve en çok yönlü motor olmaya devam ediyor;

– Elektrikli motor, içten yanmalı motorun daha düşük randımanlı safhalarında, özellikle de ilk hareketlerde veya düşük hızla gidişlerde veya hız kesmelerde (enerji geri kazanımı) içten yanmalı motordan görevi devralıyor. Bu saydıklarımız en önemli kullanımlardır; yani şehir içi şartlarındaki kullanımlardır. İçten yanmalı motordan elektrikli motora geçiş, STOP & START sayesinde otomatik olarak gerçekleşiyor. STOP & START, içten yanmalı motoru beklemeye alan ve şartlar gerektirdiğinde (gaza basılması, akünün boşalması…) tekrar devreye sokan bir dalgalı akım marşıdır.

– Bu iki motor, aynı zamanda, bazı seyir şartlarında birbirine eklenebiliyor (çabuk ivmelenmek gerektiğinde, örneğin sollama yaparken vs. “boost” etkisi). Dolayısıyla, HYbrid4’ün performansları, büyük bir ataklığa sahip, daha büyük silindir hacimli tek içten yanmalı motor ile elde edilen performanslarla doğrudan doğruya karşılaştırılabilecek performanslara sahip olduğu gibi, bir yandan tüketim ve CO2 salımlarının düşürülmesi bakımından da gerçek bir devrimden yararlanılıyor (karma çevrimde, eşdeğer performanslar için %35 düzeyinde daha düşük tüketim ve CO2 salımı söz konusudur).

– Elektrik motoruna, aynı zamanda, sürüş keyfini artırmak için de başvurulabiliyor. Elektrik motoru, her şeyden önce, vites değişikliklerinin neden olduğu tork kesintilerini ortadan kaldırmaya imkan veriyor. İkinci olarak, her çalıştırmada, elektrik motor tahriki, seçili mod her ne olursa olsun sistematik olarak devreye girerek otomobilin “hareketini” kolaylaştırır. Arka motor tarafından gönderilen tork, otomobilin yumuşak bir şekilde çalıştırılmasını, dizel motoru boğma veya debriyaja abartılı bir şekilde “patinaj” yaptırma riskinin ortadan kalkmasını sağlıyor.

Gerçekten de, içten yanmalı motorda, hele yokuşta iseniz, dozu ayarlamak çoğu zaman zordur. Neticede, tüketimden tasarruf söz konusudur ama aynı zamanda elektrikli motorun işleyişte daha fazla yumuşaklık sağlayarak sürüş keyfini artırması da yabana atılmamalıdır.

 

Dört tekerden çekişin sağlanması

Bu orijinal uygulama, kütlelerin daha iyi dağıtılmasını sağlamasının yanı sıra, dört tekerden çekişe de imkan veriyor: ön motor kapağının altında bulunan içten yanmalı motor ön tekerlekleri tahrik ederken, elektrikli motor (arka çekiş düzeyinde yerleştirilmiştir) arka tekerleri tahrik eder.

Her şey elektronik olarak (“By wire”), önle arka arasında hiçbir mekanik bağ olmadan yönetildiğinden, bu bütün, “klasik” (köprülü) entegral transmisyon sistemine göre önemli avantajlara sahiptir:

– Oturma kabininin hacmi veya stili üzerinde kısıtlayıcı bir rol oynayacak bir mimari kısıtlama yoktur (kabin rahatlığı korunmuş olur); böylece, 3008 HYbrid4’te, bagajın büyük hacmi (VDA 210 standardına göre 377 dm3 veya su cinsinden 420 litre), modülerliği ve aileli veya ailesiz uzun seyahatler için uygunluğu korunuyor.

– 4×4 ve çevreye saygı, artık birbiriyle çelişen iki kavram olmaktan çıkıyor.

 

Sürdürülebilir nitelikte bir teknik-ekonomik denklem

Aracın “elektrikli aksamlarının” arkaya yerleştirilmiş olması, yeni bir teknik-ekonomik denklemin çözülmesine imkan verir.

Bu yerleştirme şekli, bir yandan ön bloğun sorun yaratmasının önüne geçmiş olmak avantajına sahipken, diğer yandan daha büyük silindir hacmine sahip motorlar kullanma imkanı muhafaza edilmiş oluyor.

Ayrıca, bu mimari, basit ve yer kaplamayan bir arka modül sayesinde gerçekleştiriliyor. Arka modülde, elektrikli motor, onun donanımları ve ayrıca arka güç unitesi ile süspansiyonlar yer alıyor.

Bu arka modül, HYbrid4 teknolojisinin, içten yanmalı motorunun cinsi her ne olursa olsun, farklı segmentlere, farklı siluetlere vs. “yan geçiş” yapmasının teknik olarak mümkün olması sayesinde bir karlılık kaynağı da oluşturabiliyor.

Tüketimin ve CO2 salımlarının azaltılması bakımından gerçek bir devrim niteliği arz etmesi, üst düzey performansları, entegral çekişi, elektrik modu vs. ile, HYbrid4, hiçbir sakınca yaratmadan bir sürü avantajı bir araya getiriyor. Üstelik, bu grubun sürüş keyfi, güvenliği ve çevre bakımından etkililiği, basit, makul ve tutarlı birtakım teknolojik seçimlere dayanıyor.

Bu yenilikçi teknolojinin ilk uygulaması olarak crossover 3008 seçilmiştir.

 

2.0 l HDi FAP 120 kW (163 bg) içten yanmalı motor

1997 cm3 silindir hacmine sahip olan bu motor, dakikada 3750 devirde 120 kW düzeyinde bir azami güç ve dakikada 1580 devirde 300 Nm düzeyinde bir azami tork üretiyor. ECCS (Extreme Conventional Combustion System) tipinde yeni nesil bir yanma odasına, düşük ataletli değişken geometrili bir turbo-kompresöre, yüksek basınçlı injektörlü maksimum 2000 bara ulaşan comman rail ve sekiz delikli sarmal enjektörlere sahiptir.

Bu grup, Eolys’e eklenmiş filtreli olarak, “octosquare” tipi parçacık filtresi (FAP) teknolojisinden de yararlanıyor.

 

Otomatikleştirilmiş altı ileri manuel vites kutusu (Auto6R)

Içten yanmalı motora bağlı vites kutusu, altı vitesli otomatikleştirilmiş manuel bir sıralı vites kutusudur:

– Yönetiminin elektronik olması sayesinde, otomatik modda, otomatik vites kutusuna göre, hatta klasik manuel vites kutusuna göre de, kayda değer tüketim tasarrufları sağlıyor;

– Direksiyonun arkasına yerleştirilmiş pedallar vasıtasıyla, her an otomatik veya sıralı vites geçişi modu seçimi yapma imkanı vermesi sayesinde gerçek bir sürüş keyfi sunuyor.

Her vites değiştirmede, tork kesintileri, elektrikli motorun yaptığı katkıyla telafi edilir. Bu, vites geçişlerinin yumuşak olmasını ve optimum düzeyde bir işleyiş konforu sağlıyor.

 

Son nesil STOP & START sistemi

Bu sistem, durma hallerinde (kırmızı ışıkta, durma anında veya trafik sıkışıklığında…) veya aracın elektrik modunda gitmesi hallerinde içten yanmalı motorun beklemeye alınmasına imkan veriyor. Bu, şehir içi şartlarında kayda değer tüketim ve CO2 salımı kazanımları sağlar. içten yanmalı motorun, sürücü için “şeffaf” bir şekilde anında yeniden çalışmasına imkan veriyor.

8 kW gibi önemli bir güce sahip olan 200 voltluk bu “yüksek gerilimli” STOP & START, ihtiyaç olduğunda, her tür koşulda elektrikli motorun çalışması için gerekli elektriği temin edebiliyor (4 teker çekiş modunda). Aynı benzersiz dalgalı akım marşı teknolojisi üzerine kurulu olan e-HDi sistemiyle eşit derecede hoş ve şeffaf bir kullanım sağlıyor.

 

Süspansiyon

3008 HYbrid4’te, 3008 gamının bilinen dinamik özelliklerine katkıda bulunmuş olan Pseudo-MacPherson yine kullanıldı. Viraj denge çubuğunun bulunması, yönün en ufak bir sapma olmadan korunmasını ve bozuk yol şartlarının mükemmel bir şekilde emilmesini sağlıyor.

Yol davranışı konusunda Peugeot’nun standartları ile uyumlu dinamik özellikler sağlamak ve üstelik bunu son derece farklı araçlarda (orta gam hacimliler, üst gam gövde tipleri vs.) gerçekleştirmek için, çeşitli platformlara aktarılabilir nitelikte olan arka modül, çok kollu bir süspansiyon sisteminden oluşuyor. Bu çok kollu arka süspansiyonun, akıllıca bir şekilde yerleştirilmiş olan elektrik motoru ve onun indirgeyicisi yer alıyor.

Arka süspansiyon, mükemmel kullanım özellikleri , yol tutuşu ve konforu ile tanınan 407’den alındı. Peugeot’nun tüm iş bilgisi kullanılarak hibrit bileşenler bu yapının içinde bütünleştirildi, bir yandan da çok kollu süspansiyonun dinamik nitelikleri muhafaza edildi. Bu çözüm, aynı zamanda büyük bir verimlilik de sağlıyor çünkü geliştirme ve sanayileştirme maliyetleri, mevcut bir dingil takımının adapte edilmesi sayesinde optimumlaştırıldılar.

Arka tekerlek izleri 8 mm genişletilerek bu şekilde aracın yanal hareketini azaltılmış ve otomobilin stabilitesi artırılmıştır. Estetik bakımından ise, bu değişiklik, otomobili dinamizm konusunda bir adım daha öne çıkarıyor.

16″ Düşük yvarlanma dirençli, 16″ Çamur&Kar, 17″ ve 18″ lastikler takılabildiğinden, her sürücü, sürüş tarzı tercihine göre kendi versiyonunu seçebilecek: ekonomik, her yolda gidebilen, çok yönlü veya dinamik. Bu lastik çeşitliliği, HYbrid4 teknolojisinin sağladığı çok yönlülük ve kullanım özgürlüğüyle tam bir uyum içinde. Son olarak, HYbrid4, ne sürüş keyfinden ne de estetikten fedakarlık etmeden de hibrit araç kullanmanın mümkün olduğunu kanıtlıyor.

 

Elektrik motoru

Eş zamanlı sabit mıknatıslı elektrik motoru, sürekli olarak 20 kW (27 bg) düzeyinde bir güç, anlık olarak da 27 kW (37 bg) düzeyinde bir kapasite üretiyor. Sürekli olarak 100 Nm tork üretebilen motorun tepe noktada ürettiği tork 200 Nm düzeyindedir.

 

PTMU (Güç Ünitesi Yönetim Kutusu )

PTMU, kullanıcı için tamamen yenilikçi bir şekilde, dizel ve elektrikli motorun farklı işleyiş modlarını otomatik olarak yöneten ve bu sayede tüketimin düşük tutulmasını kolaylaştıran bir elektronik denetleyicidir. Elektrik gücünü yönetmek için, bir çevirici ve bir dönüştürücü kullanılıyor. Çevirici, yüksek gerilimli akü takımından gelen akımı regüle ederek elektrik motorunun torku üzerinde etki ediyor. Yüksek gerilimli akü takımı, 150 ile 270 volt arası bir gerilim aralığında çalışıyor. Dönüştürücü, akü takımından gelen 200 voltu araçtaki şebekeyi beslemek üzere 12 volta çevrilmesini sağlıyor.

3008 HYbrid4’te, bu unsurlar son derece kompakt bir şekilde tasarlanmış olup bu sayede araca optimum şekilde entegre edilmişlerdir.

 

Yüksek gerilimli akü takımı

Ni-MH (Nikel Metal Hibrit) tipi aküler, bagaj eşiğinin altında, elektrik motorunun yakınında bulunuyorlar. Bu yüksek gerilimli akü takımının dışında, ön motor kapağının altında bulunan ve alışılagelmiş işlevlerini yerine getiren 12 V’luk klasik bir akü de vardır.

Orta vadede, bu teknoloji, kayda değer hacimlerde üretilen araçlar için, maliyet ve sanayileştirme bakımından en uygun olmaya devam ediyor.

Enerji geri kazanımı

Enerji geri kazanım sistemi (bu durumda, arkadaki elektrik motoru jeneratör haline gelir), hız kesme hallerinde (gazdan ayağı çekme ve fren), kinetik enerjiyi elektrik enerjisine dönüştürmek suretiyle Ni-MH akülerin şarj edilmesine imkan veriyor. Bu enerji geri kazanımı, bu şekilde, “bedava” enerji kullanmayı sağlıyor ve o ölçüde tüketimi düşürmüş oluyor.

“İnsan/makine” ara birimi

Otomobilin donanımına bağlı olarak, 7″ 16/9 büyüklüğünde renkli bir ekran veya çok fonksiyonlu bir matris, 8 bölmeli bir elektronik gösterge sistemi sayesinde, sürücüyü, eş zamanlı olarak, hibrit transmisyon zincirinin işleyiş durumundan ve akünün şarj durumundan haberdar ediyor.

Cihazın sol kadranı da, kullanılan veya fren ya da  ayağını gazdan çekme hallerinde geri kazanılan güç yüzdesini belirtiyor. Aküye başvurma modu üç bölge halinde gösteriliyor:

  • Şarj (enerji geri kazanımı),
  • Ekolojik (optimum işleyiş aralığı),
  • Güç (kullanılan elektrik gücünün yüzdesi)

Ekolojik sürüş ve özellikle de hazırlıklılık, klasik bir otomobilden de fazla olarak, enerji geri kazanımı ve yakıt tüketiminin azaltılması hallerini optimumlaştırmaya imkan veriyor.

 

Tedarikçiler

HYbrid4 teknolojisini geliştirmek için, PSA Grubu, her alanda en iyi iş bilgisine sahip olan tedarikçilerle birlikte çalıştı.

Nitekim, üreticinin teknik özellikleri esas alınarak, Bosch, elektrik motoru, güç elektroniği, tersine iki yönlü yüksek gerilimli alternatör (STT) ve bu bileşenlerle fren ve güzergah düzeltme sistemleri (ABS ve ESP) arasındaki diyalogu yöneten başka sistemler konusundaki uzmanlığıyla katkıda bulundu.

Aynı şekilde, SANYO, Ni-MH yüksek gerilimli aküler konusundaki bütün bilgisiyle katkıda bulundu.

Yardımcı ve koruyucu güç

Yeni Peugeot 3008 HYbrid4, sorumlu ve keyifli bir sürüşü bir araya getirmeye imkan veren ileri teknolojisiyle, ama aynı zamanda, kendine özgü stil elemanlarıyla da farkını belli ediyor.

Hangi gam söz konusu olursa olsun, Peugeot dizaynına, her zaman güçlü, dinamik ve kendini belli eden bir şahsiyet damgasını vurmuştur. Yine de, Peugeot dizaynı, sürekli bir değişme süreci içindedir. Nesle ve daha önemlisi aracın kategorisine bağlı olarak, söz konusu değişmeler az veya çok belirgin oluyor.

Burada, dış stilde, aracın güçlü yenilikçiliğini çağrıştırmak başarılmıştır. Dış stil, aynı zamanda, 3008 HYbrid4’ü, karakteristik unsurların entegrasyonuyla da farklılaştırmaya da imkan veriyor.

Önde, Peugeot genleri, otomobilin büyük hacimlerine uyum sağlamış, ama bir yandan da aracın mevcut olandan farkını göstermekten geri kalmıyor. Farlar, eklenen LED çubuğu ile yeni bir ifade kazanmış. Bu LED çubuğu, gündüz farları işlevi görüyor ve otomobilin bakışını vurguluyor. Böylece, 3008 HYbrid4, görsel imzasıyla kendini diğerlerinden ayırt etmiş oluyor. Ama onu ayrıcalıklı kılan, aynı zamanda, motor kapağının üzerinde Peugeot’nun yeni amblemini taşıyan ilk 3008 olması.

Aracın kendine has ön tasarımı, bütünün statü gösteren ve mücadeleci karakterini oluşturan unsurlardan biri. SUV dünyasını hatırlatmaktan geri kalmayan bir radyatör kafesi söz konusu. Radyatör kafesinde, ayırt edici nitelikte iki adet kromlu çubuk yer alıyor. Ön siper, özellikle farların devamı şeklinde konumlandırılmış olan siyah tamponlar sayesinde, bu “off road” izlerini pekiştiriyor.

Profilden bakıldığında, cam çizgisi, üst kısmında krom ile yükseltilmiş. Bu, kasa kemerinin etkileyici yüksekliğini öne çıkarıyor. Kasa kemeri, lüks 17″ Oltis jantları ve parlak siyah renkte yan bantlar ile, aracın etrafına yaydığı güçlü sağlamlık duygusuna katkıda bulunuyor.

Arkada, zarif bir kıvrıma sahip olan kanatlar, teknolojik görünümlü farlarla buluşuyor. Bir kısmı parlak siyah olmak üzere iki renkli olan arka spoyler, 3008 HYbrid4’ün gamın kalan kısmından farklı kılınmasına katkıda bulunuyor. Otomobilin yanlarını ve arkasını süsleyen krom çıtalar da öyle.

Bu çizimin orijinalliği, aracın arka kısmının görsel örgüsüne katkıda bulunuyor. Burada da, hobby tipi bir bagaj kapağının veya alt kısımda siyah ve kromlu büyük koruyucuların bulunması, bu crossover’ın “outdoor” esprisini ortaya koyuyor.

Neticede, otomobilin stilinden çok sayıda izlenim doğuyor: sakin kuvvet, kontrol altına alınmış güç, denetimli dinamizm vs.

Yine türlerin hibrit uygulanması esprisi dahilinde, otomobilin oturma kabini yeni bir şaşırtma ve heyecan kaynağı oluşturuyor.

Gerçekten de, iç mekanda bu hacimli mimari, sürüş pozisyonu daha çok üst gam kupe dünyasını, hatta bir uçağın pilot kabinini çağrıştırıyor. Yayılan ön göstergeler, sürücünün doğal bir şekilde elinin altında bulabildiği kumandalar, pilotun alanını sınırlayan ergonomik bir konsol ve bütün bunların bağlı olduğu yüksek ve hakim bir sürüş pozisyonu: kullanıcıyı öne çıkartmak ve ona bu hibrit araçta özlediği daha önce eşi görülmemiş sürüş duygularını vermek için her şey hazır.

Bu duygular, ileri teknolojili ve kaliteye ağırlık veren oturma kabininin genel atmosferi sayesinde daha da artıyor.

Bu çerçevede, güçlü karakterli malzemeler, yine melezliği kullanacak ve yeni ifade alanları keşfedilecek şekilde düzenlenmiş. Bu, özellikle, iki tonlu Guérande ve Tramontane tipi yeni ve özel deri finişte görülüyor. Oturma tabanlarındaki çok açık ve ışıklı gri ile koltukların yan yüzlerindeki siyah ton, ince bir şekilde bir araya geliyor.

Modern ve şık tasarımlı vites kolu, HYbrid4 teknolojisini yansıtıyor. Tıpkı enerji akışları hakkında bilgi veren 7″ renkli ekran gibi, bu kaliteli teknoloji ortamına katkıda bulunuyor. Üzerinde “HYbrid4 HY” yazısı bulunan direksiyon simidi de, otomobile lüks bir ayrıntı olarak ekleniyor.

MÜLTİFLEKS İÇ MEKAN: MUHAFAZA EDİLMİŞ ÇOK YÖNLÜLÜK

Sürücüye yeni bir sürüş keyfinin tadına varma imkanı tanınırken, 3008 HYbrid4, aynı zamanda, araçtaki diğer kişilerin duyularını harekete geçirmeyi de ihmal etmiyor. İlk 3008’in bütün modülerlik ve konfor özellikleri bu araçta da var.

Araçta bulunan sürücü dışındaki kişiler, orijinal bir atmosfere sahip olan ve muazzam büyüklükteki panoramik cam tavanın sağladığı ışık içinde yüzen bu oturma kabininden yararlanıyorlar. Özellikle arkada zemin düzeyinde çok sayıda eşya koyma alanı da onların emrinde. Ayrıca, önde, ortadaki büyük konsoldakiler de var.

Önde oturan yolcu için muhafaza edilmiş olan diğer bir unsur da, orta konsolda bulunan sert tutamak. Bu tutamak, yolcuya ideal pozisyonu bularak konforlu yolculuklar yapma imkanı sağlıyor.

Mültifleks tipi akıllı iç mekanı ve akülerin akıllıca bir şekilde arkadaki özel çekişe yerleştirilmiş olması sayesinde, 3008 HYbrid4, kendini değişime uğratıp 420 litrelik (VDA’ya göre 377 dm3) ciddi bir yükleme kapasitesi de sunabiliyor. Bu hacmin 66 litrelik kısmı (VDA’ya göre 44 dm3), bagaj zemininin altındaki eşya koyma alanlarından oluşuyor. Bu akıllıca ilave edilmiş bölme, özellikle bagaj gizleyici tabletin yerleştirilmesine imkan veriyor.

Hobby tipi alt bagaj kapağı sayesinde düz bire zemine ulaşılıyor. Bagaj, boylamasına koruma çubuklarıyla süslü bir zemine sahip. Bu çubuklar, kalite ve sağlamlık duygusu veriyor. Bagajda bulunan bir kumanda ile, ikinci sırada bulunan koltukları sanki büyü yapılmış gibi bir anda yatırmak mümkün.

Böylece, öndeki katlanabilir yolcu koltuğu ile birlikte, 3008 HYbrid4, en arkadan öne kadar uzanan tam düz bir zemin sunabiliyor. Bu ise, yüklemesi gayet kolay olan 1501 litrelik muazzam bir bölme kazandırmış oluyor.

Son olarak, büyük hacim sevenler için, 3008 HYbrid4, 500 kg’lik bir römork da çekebiliyor. 3008 HYbrid4, bugün itibariyle, bu imkanı sunabilen tek full hibrit otomobil. Bu özellik, aracın zaten büyük olan kullanım özgürlüğünü daha da artırıyor.

Birincil, ikincil ve üçüncül güvenlik düzeyleri yükseltildi ve yeni paralel hibrit mimariye uyarlandı.

Birincil güvenlik bakımından, hibrit bileşenlerin bir kısmının yer aldığı çok kollu arka çekiş, nitelikleri sayesinde, son derece üst düzey bir yol davranışı temin ediyor ve ayrıca üstün bir filtreleme sağlıyor. “Araç dinamiği” bakımından da, 3008 HYbrid4’ün ESP’sinde “iyileştirilmiş ASR” bulunuyor. Bu, yola tutunmanın sınırlı olduğu yüzeylerde otomobilin dört tekerinin çekişinin esasını sağlıyor. Opsiyon olarak sunulan “Mud & Snow” tipi 16″ lastikler seçilmesi halinde bu donanımın performansı daha da artıyor.

Hava kanallı ön frenler büyük boyutlarını korudular (302 x 26 mm). Arka disklerin ise çapları büyütüldü ve boyutları 290 x 38 mm’ye ulaştı.

İkincil güvenlik konusunda, 3008 gamının katı ve güçlendirilmiş yapısı, araçta bulunanlar için optimum bir koruma sağlıyor. Katı bir kasa içine alınmış olan yüksek gerilimli aküler ise, darbe halinde otomobilin en dirençli alanları olacak yerler olan, bagajın altında, arka çekişin önüne hafif bir şekilde yerleştirildiler.

Son olarak, üçüncül güvenlik bakımından, bağımsız hat veya WIP Com 3D telsiz-navigasyon sistemi vasıtasıyla Peugeot Connect hizmetlerine (acil durumda arama ve yardım hizmetleri) erişme imkanı bulunuyor.

Şoför mahalline yerleşen sürücü, hizmetine sunulan donanımlar arasında uçaklara özgü unsurlar da bulunduğunu fark edecek.

Nitekim, tıpkı bir avcı uçağında olduğu gibi, sürücünün gözünü yoldan hiç ayırmamasını sağlamak üzere, sürüşle ilgili temel öneme sahip bilgiler, gerektiğinde kapatılabilen şeffaf bir ekran üzerine yansıtılıyor. Bu ekran, akıllıca bir şekilde direksiyonun arkasına yerleştirilmiştir.

Head up Display ekranında, Toggle Switches vasıtasıyla parametre ayarı yapılabiliyor.

Aynı şekilde, elektrikli park freni (FSE) de, yokuşta kalkış yardımı işlevi ile birlikte (Hill Assist), sürücünün manevralarını kolaylaştırmaya ve manüel el freninin yerine mekanı optimumlaştırmaya imkan veriyor.

Son olarak, son nesil navigasyon, kullanıcıya yolunu bulma konusunda yardımcı oluyor.

WIP Com 3D, Peugeot’nun mevcut bütün navigasyon avantajlarını bir araya getiriyor. Nitekim, bir hard diske bağlı olan Jukebox işlevi, GSM işlevi, bir USB prizi, bir DVD-çalar, Bluetooth® sistemi ve şehirlerdeki binaları “full 3D” olarak cisimleştiren bir grafik ara birim mevcuttur.

3008 HYbrid4 müşterileri, kişisel ayarlar yapmaya, korumaya, eşya taşımaya vs. yönelik ileri teknolojili unsurlardan oluşan eksiksiz bir aksesuar grubundan yararlanma imkanına sahip olacaklar. Bütün bunlar, onlara, otomobilin sürüş keyfini kendi arzularına göre biçimlendirme imkanı verecek.

Geleneksel aksesuarların (alüminyum jant, halı, koruma bölmeleri, çatı çubukları vs.) üzerine ilave olarak, özellikle aşağıdaki aksesuarlar mevcut:

– Araç içinde telsiz Internet bağlantısını paylaşmak için “Wifi On Board” terminali,

– Çeşitli elektrikli cihazları (diz üstü bilgisayar, MP3, iPhone vs.) şarj etmek için 230V priz/USB

– Ön kafa dayanağı çubuklarında bulunan genel amaçlı mültimedya taşıyıcısı. 13″‘e kadar ekranları taşıyor (DVD-çalar, Netbook, mini-PC veya iPad).

– Alarm: orijinal uzaktan kumanda ile etkinleştirilebilir. Böylece, aracın içinde de koruma sağlıyor.

– RDSO (Rotule Démontable Sans Outil) tipinde manuel gizlenebilen römork donanımı. Başka deyişle, alet kullanmadan ve rahatça gizlenebilir nitelikte römork donanımı. Bu teknik çözüm, aynı zamanda, aracın estetiğinin korunmasına da imkan veriyor.

Neticede, 3008 HYbrid4, güçlü teknolojik içeriği olan bir crossover’dır. Bu güçlü teknolojik içerik, araca, benzersiz bir çok yönlülük ve benzersiz bir kullanım güvenliğinin yanı sıra üstün bir sürüş keyfi de kazandırıyor, üstelik, bu, en alt düzeyde CO2 salımı ile gerçekleştiriliyor. Peugeot’nun dizel “Full Hybrid”i, çevreyi koruma konusunda titizlikle, hibrit bir araçtan beklenmeyecek türden sürüş heyecanlarının bir araya gelebileceğini kanıtlaıyor.

3008 HYbrid4’ün hibrit arka bölümü Sochaux ve Mulhouse’da üretilecektir. Aracın 2011 sonbaharında piyasaya sürülmesi bekleniyor.

 

3008 HYbrid4’ün Ürün Müdürü CHRISTIAN BONNET’ye ÜÇ SORU

3008 HYbrid4, hangi müşteri tipine hitap etiyor?

3008 HYbrid4, hem özel şahıslara hem de şirket filolarına hitap eden bir araçtır. Satışların, bu iki müşteri tipolojisi arasında dengeli bir şekilde dağılacağını düşünüyoruz.

Özel şahıslar konusunda, öncelikle teknolojiyi seven müşterileri hedefliyoruz. Bunlar, alım gücü yüksek olan, kendini farklı kılmak isteyen ve yeni yaşayış ve araç kullanımı tecrübelerini çekici bulan kişilerdir. Bunları çoğu, hibrit dünyasıyla ilk defa tanışan kişiler olacaklardır (“yeni girenler”).

Şirketler için ise, 3008 HYBrid4 birçok avantaj sunuyor: Çekici bir TCO (Toplam Elde Tutma Maliyeti), güçlü bir yenilikçilik imajı ve sahiplerine değer katan yüksek bir özellik düzeyi.

3008 HYbrid4’ün TCO’su (Toplam Kullanım Maliyeti) neden bu kadar çekici?

Birçok Avrupa ülkesinde, şirket araçlarından alınan vergiler, CO2 salımlarına bağlanmıştır. 3008 HYbrid4’ün CO2 salımı km’de 99 g’dan başlaıyor. Bu, bu vergiler konusunda çok önemli bir kazanım anlamı taşııyor. Örneğin, Fransa’da, eşdeğer (200 bg) güce sahip bir dizel aracı ele alırsak, 2 000 Euro’nun üzerinde kazanım söz konusudur. Buna, satın almaya teşvik olarak verilen vergi primini de eklemek gerekir. Fransa’da, hibrit araç alımı için toplam tutar 2 000 Euro’yu bulıyor. Bunun dışında, 3008 HYbrid4’ün tüketiminin düşük olması, yakıt bütçesinden tasarrufa imkan veriyor. Dolayısıyla, şirketler için bu gerçek bir fırsattır.

Ama, hibrit bir aracın bakımı içten yanmalı bir aracın bakımından daha masraflı değil mi?

Hayır. 3008 HYbrid4’ün bakım aralığı, 3008 2.0 l HDi 163 bg ile aynıdır. Yani, normal kullanımda 30,000 km. Yüksek gerilimli aküler bakım gerektirmez ve araç ile aynı ömre sahiptirler. Dolayısıyla, 3008 HYbrid4’ün bakımı daha masraflı değildir ve alıma bir engel teşkil etmemesi gerekir.

 

HİBRİT PROJELER MÜDÜRÜ VINCENT BASSO’YA ÜÇ SORU

Elektrikli motorun gücü 27 kW. Bu fazla kılı kılına ayarlanmış bir güç değil mi?

Bütün projede, tam yeterli bir boyutlandırma yapma mantığı yol gösterici olmuştur. Daha fazla güç, daha fazla akü, daha fazla ağırlık demektir. Sonuçta gerçekten karlı çıkıyor muyuz? Bizim seçtiğimiz paralel mimari, her motor için mükemmel verimler almamıza imkan veriyor, çünkü ikisi arasındaki herhangi bir transmisyondan dolayı enerji kaybı yoktur. Dizel motor doğrudan doğruya ön tekerleri tahrik etmekte, elektrikli motor da doğrudan doğruya arka tekerlekleri tahrik etiyor. Böylece, 4 tekerden çekişi, 200 bg gücü, ZEV modunda gitme imkanını ve düşük tüketimi elde edecek şekilde tam gereken gücü tanımlayabildik. Ayrıca, 8 kW’lik dalgalı akım marşını da unutmayalım. Bu, sessiz ve titreşimsiz bir şekilde STOP & START işlevini sağlıyor.

En ekonomik şekilde seyahat etme imkanını veren hangi moddur? %100 elektrik modu (ZEV) mu?

En düşük tüketimi sağlayan Auto modudur. Esasen, bu modun parametreleri, elektrikli motora ve içten yanmalı motora tam gerektiği kadar başvurulacak şekilde tanımlanmışlardır. Bazı durumlarda, dizel motorun elektrikli motora göre randımanı daha yüksektir. Sonra, ZEV modunda gidilirken, aküler çok tüketiliyor ve akülerin daha sonra fren anında veya içten yanmalı motorla gidilirken enerji geri kazanımıyla şarj edilmeleri gerekiyor. Vites kutularının geçiş kanunları da, ‘éco’ (ekolojik) tipte bir sürüşe göre ayarlanmıştır. Auto modu, bütün bu parametreleri dikkate alıyor ve kullanım esnasında, uzun seyahatlerde tüketimi düşürmek için en etkili yolun elektrikli motoru sık sık ama en gerekli yerlerde kullanmak olduğu ortaya çıkıyor.

HYbrid4 teknolojisi çok sofistike. Bu teknolojiyi günlük hayatta kullanmak zor değil mi?

Hayır. Tam tersine! Bu teknolojiyi günlük kullanımda mümkün olduğu kadar basit ve şeffaf kılmak için çok uğraştık. Auto modu seçildiğinde, otomobil, dizel motor ile elektrikli motorun birlikte kullanımını tek başına ve optimum şekilde kendisi yönetiyor. Buna karşılık, otomobilin belirli bir karakteristiğini en iyi şekilde kullanmak isteyenler için 3 başka mod da bulunuyor: ZEV, 4WD (Dört Teker Çekiş) ve Spor. Böylece, her sürücü, 3008 HYbrid4’ü son derece basit bir şekilde ve arzu ettiği gibi kullanma özgürlüğüne sahip oluyor.

Yorumlar

Henüz Yorum Yapılmamıştır. İlk yorumu siz yazabilirsiniz.

AraçlarMTV HesaplamaÖTV HesaplamaBirim DönüştürücüPlakalar
KategorilerAraba VideolarıModifiyeli ArabalarAraba Resimleri
TurkCar - Türkiye'nin Otomobil Sitesi. 2006 - 2015. Her hakkı saklıdır. Kaynak göstermeden alıntı yapmayınız.
Bu site en iyi Firefox, Opera ve Google Chrome tarayıcılarında görüntülenebilir.
Bağlantılar: Citroen | GH.
info@turkcar.com